bir gün: kahveyle başladım, narsistle bitti
bazen böyle gece yalnız kalınca koyu bir kahve yapar içimi kendime açarım. aslında bazen değil, çünkü ben zaten yalnız yaşıyorum. yani burada kendimle dertleşme zamanım gelince demek istedim. her neyse işte, bir kahve, dedim. önce düşündüm ve ardından, olur, dedim. bu fikrim ne kadar sağlıklı diye düşünmeden edemedim. filtre kahve mi türk kahvesi mi diye içimden sorguladım; çünkü bana kahve olsun adının önemi yok, tadı kahve sonuçta. türk kahvesini tercih ettim. sebebi şöyle, akşam filtre kahve yapmıştım, türk kahvesi olana kadar makineyi temizledim ve sabaha kahve hazır olsun diye birtakım hazırlıklar yaptım. aşağıda bir yerlerde bir gönderide bundan bahsetmiştim. bu arada kahve hazır. küllüğü döktüm, kahvemi sehpanın kenarına bıraktım. dedim anlat aslanım. dedi sen yaz, ben anlatırım. burada biraz özel şeylerden bahsettik, doğrulamalar yaptık. topla böl çıkar, sonra sağlamasını yapmadan doğru kabul ettik. haklısın, dedim, kahve güzel olmuş. virgülü doğru yere mi koydum diye düşündüm....