bir hatırlatma: bazı cümleler "seni seviyorum"dan büyüktür
uykumu getirmek için kendime bir oyun buldum. oyun şöyle, bir insan birini ne kadar tanıyabilir, oyun bu kadar.. mesela sen çorbanın ilk kaşığını üfleyerek içersin, ben en sevmediğim bir kitap dahi olsa sayfalarından sözcükler kesmeye kıyamam. sen yeni aldığın kıyafetleri hemen giyersin, ben yeni aldığım defterlere uzun süre yazamam. sen yağmur başlamadan önce kokusunu anlarsın, ben bir evde biri az önce ağladı mı hemen anlarım. ikimiz de söylemeyiz. oyunun kuralı bu, kim daha çok biliyor diye yarışmıyoruz. kim daha dikkatli sevmiş diye bakıyoruz. bence insanları büyük şeyler tanıtmıyor.. (var ya burada öyle bir şey yazardım ki.. neyse..) hangi tarafına yatınca uyuduğu, kahveyi 65 dereceye düşürüp soğumasına izin verip vermediği, evde terlikle mi çıplak ayak mı dolaştığı, mandalinaların beyazlarını temizleyip temizlemediği, bir şarkının tam neresinde sesi kısıp sustuğu.. bunlar. insan en çok bunlardan ibaret. öyle.
bir gün biri beni gerçekten severse diye düşündüm senin yüzünden. umarım bana "seni seviyorum" demeden önce, "sen bile bile ince iki yastıkla yatıyorsun" der; çünkü bazı cümleler sevgiden daha büyük gelir sevilmeyi bilene.. (yine aynı his..) birinin seni ezberlemesi gibi. güzel bir şey bu. cümle de hoşuma gitti hani.. dünya herkesi birbirine anlatmaya çalışıyor; oysa bazen tek istediğin, bir kişinin seni yanlış hatırlamaması. neyse. uyuyamadıkça yazarım daha, ama bir ağırlık çöktü şimdiden. iyi geceler.
(...)