bir itiraf: artık biliyor
sabah uyandım, ilk iş onu düşündüm. sabahki yazıda bunu diyemezdim çünkü.. bu artık resmi bir rutin sayılır bu saatten sonra. biri "günaydın" der ya, ben "günaydın, seni düşündüm" diyorum kendi kendime, sesli söylemesem de içimden.. yine de duymuştur beni.. çok garip. artık o da biliyor. söyledim çünkü, dedim "seviyorum" diye, öyle dışımdan da değildi yine, ama o duydu beni, sadece bir cümleydi, ağzımdan çıktı, geri alamadım, geri almak da istemedim zaten. bitecek sevgiyle biter falan, sevgi hep kazanacak değil ya.. hem, bazı cümleler insanın içinde o kadar uzun süre bekliyor ki, çıktığında kendisi bile şaşırıyor ne kadar hafif olduğuna.. bak, bugün ofiste dolaşırken (birinci düşünüş), kahve alırken (ikinci düşünüş, kahve hep tetikliyor beni, biliyorum tuhaf), telefonuma bakıp mesaj yazmayı erteleyip sonra yine yazarken (üçüncü, dördüncü, beşinci.. saymayı bıraktım).. 9 ağustosta denizli yolcusuyum. valiz falan hazırladım, ama kafamda çoktan yoldayım şu an; yol boyu düşünüyorum, keşke arabamda sen de olsan, keşke seni yolun üstünde bir yerde görsem, "gel" desem, sen de binsen, geçerken alırdım seni bayan, ciddiyim. koltuğu bile temizlerdim önceden. hayalim senin yolundan geçmiş düşünsene, koltuğu önceden temizleme hayali mi yoracakmış beni.. ama olmuyor böyle şeyler genelde. insan hayal ediyor, sonra gerçek geliyor araya, yine şu kahrolası farkındalık işte, "ama o orda değil ki" diyor, ben de "biliyorum" diyorum, ama yine de düşünmeye devam ediyorum; çünkü düşünmek bedava, hayal etmek bedava, hem bu kadarına da "dur" demiyor artık. öyle anlaştık.. ve.. umarım.. bugün erken yoruldum. sebebini bilmiyorum, belki heyecandan, belki uykusuzluktan, belki hazırlıktan, belki sadece bir insanın içindeki bunca cümleyi taşımak yorucu geliyor artık, ama iyi bir yorgunluk bu, şikayet ettiğim türden değil. sanki bir şeyi doğru yapmış olmanın yorgunluğu.. gururlu ve tatminkar.. denizli, bekle beni. sen de bekle.. bilirsin kimden bahsettiğimi.. ikinizi de göreceğim yakında, birinizi bir şehir gibi, birinizi bir hayal gibi seveceğim, ikisi de aynı yürek çarpıntısıyla oluyor, dert etme.. galiba insan bazen bir şehre giderken, aslında birine varmayı umut edebiliyor.. söyleyemediğim bir şey eksik kaldı, onu sen tamamla.