bir pazartesi öncesi: yarın yine iyiymişiz gibi

iyi geceler. az önce evin bütün ışıklarını kapattım. sonra tekrar açtım. sonra tekrar kapattım. karanlık mı bana iyi geliyor, ışık mı, onu test ediyordum sanki. bilim insanı gibi. tek deney malzemem de bendim. sonuçlar çok tatmin edici değil.. mutfağa gittim. bir bardak su doldurdum. içmedim. bir süre elimde tuttum. ezgi'ye yazdım.. artık bazı şeyleri tüketmek istemiyorum sanırım yanımda dursun istiyorum.. su, sessizlik, bir insan, 2021'den bazı umutlar.. camı açtım. geceyi biraz içeri davet ettim. gel dedim. bari sen dur. çok dağılma ama. yarın iş var.. bugün kimseye derdimi anlatmamışım. kimse de sormamış zaten. bence bu ikisi birbirini buluyor: "anlatmayanlarla sormayanlar." çok uyumlu bir çiftler. aslında sevdiğim ile ben gibi. bir ara kendi kendime dedim ki, geçti mi? neyin geçeceğini bilmiyorum, ama insanın içinde sürekli yoklama yapan bir memur var. arada kafasını uzatıp, "tamam mı?" diyor. ben de günlerdir aynı cevabı veriyorum, "idare ediyoruz." özlemek de ne garip.. ilk zamanlar insanın karşısına oturuyor. sonra kanepeye geçiyor. sonra evin içinde dolaşmaya başlıyor. en sonunda da anahtarı oluyor. artık sen misafirsin. gibi. o ev sahibi. neyse. çok büyütmeyeyim. yarın sabah alarm çalacak. kahve olacak. ofise geçilecek. aynı masa. masanın önünde benim adım. ne saçma.. belki biraz daha az ben. belki biraz daha çok alışmış halim. ikisi de çok iç açıcı değil, ama yaşamak biraz da böyle galiba. her gün kırılan yerlerini cebine koyup kimse fark etmesin diye normal yürümek falan, kamburumu çıkarmadan falan..

iyi geceler.

yarın birbirimize yine hayattaymışız gibi yaparız.