bir sessizlik: gülümseyince anlaşılmıyor
ofisten çıkıp eve geldim. duşa bile girmedim. çantayı kapının yanına bıraktım, kendimi koltuğa attım. telefon elimdeydi, ama aslında hiçbir şeye bakmıyordum. sadece ekran açıktı. bazen insanın canı bir şey yapmak istemez zaten. insanız ya hani, bugün de çünkü.. ben de hiçbir şey yapmıyor gibi görünmek istiyordum. ev yine sessizdi. sessizlik dediğim de öyle mutlak bir sessizlik değil. buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen arabalar, üst katta sürüklenen sandalye falan.. insan yalnız yaşayınca binanın her bir tınıtısı bir şey anlatıyor.. hem insanın içinde de böyle sesler oluyor bazen. kimse duymuyor, ama bir yerlerde bir şey çat diye kırılıyor. gidip bakıyorsun, en sevdiğin tarafın paramparça olmuş. gülüyorsun, ne yapacaksın ki başka. derim ya, gülmekten iyisi mi var.. sonra ne yapıyorsun? aynı bunu yaptığın gibi işte.. eğiliyorsun, topluyorsun, elini kesmemeye çalışıyorsun. hiçbir şey olmamış gibi yerine dönüyorsun. işin ilginci, bunu yaparken yüzünde hâlâ küçük bir gülümseme oluyor; çünkü insan üzgün olduğunu belli etmezse güçlü sanılıyor. ben güçlüyüm zaten.. belki de bu yüzden kimse bir şey anlamıyor. o zaten halleder diyorlar vs.. gece rüyamı bölen seste de kitaplar devrilmiş. şiirler, hikayeler, birkaç hukuk kitabı. sanırsın adalet okudum.. bir de oğuz atay.. eğilip toplarken, insan en çok sevdiği yazarlara mı benziyor, yoksa en çok altını çizdiği cümlelere mi, diye düşündüm. bilmiyorum. bildiğim tek şey şu: bazen durup kendi kendime şunu soruyorum. beni kim aklında tutacak.. bir sabah bu ev başıma yıkılsa, kaç kişi "dün onunla konuşmuştum" diyecek? en fazla belki birkaç gün üzülünür. hep böyle derim.. sonra herkes kaldığı yerden devam eder. faturalar ödenir, işe gidilir, mesajlar cevaplanır, evi yıkanla mahkemeler görülür, çocuklar okula bırakılır işte ne bileyim.. hayat hiç kimse için durmuyor çünkü. öncecen buna çok takılırdım, ama artık buna kırgın değilim. sadece.. ben de birinin aklına ansızın düşmek isterdim. markette su alırken, yolda yürürken, bir şarkı duyunca, gece uyuyamazken; çünkü galiba ben bütün ömrümü kimseye yük olmamaya çalışarak geçirmiştim. herkes rahat etsin diye kendimden biraz biraz eksiltmişim. sorsan "benim mükemmel hayatım var." neyse, yemek söyleyeceğim ve o gelene kadar da duşa gireceğim. mükemmeliz ya, her şey yerli yerinde olacak; ama yanlış yazdığım şeyler varsa kusura bakmayın ya da kopuk cümleler filan falan.. yersiz..