bir 'tık' diye: bazı sözler söylenmeden önce daha değerlidir
bir şey söylemek başka, bir şeyi yapmak başka. bunu öğrenmem otuz sene sürdü, öğrenince de üşendim anlatmaya, ama bugün üşenmeyeceğim; çünkü biliyorsunuz, dolmuş taştı.. siz hiç bir sözün kaça satıldığını hiç düşündünüz mü? bedava. söz bedava lan, nefes kadar bedava, tükürük kadar bedava. ağzını açan, bir şey vaat ediyor bu aralar. yapacağım diyor, düşüneceğim diyor, konuşuruz diyor, bakarız diyor. bakmıyor. konuşmuyoruz. düşünmüyor. yapmıyor. sadece söylüyor; çünkü söylemek yapmaktan kolay, tık diye ağızdan çıkıyor, hiçbir direnç yok, hiçbir maliyet yok, hiçbir yorgunluk yok.. bense yoruldum, siktir oldum resmen. kelime kalabalığından yoruldum. bana "olur inşallah" diyen herkesten, "elimden geleni yaparım" diyen herkesten, "seninleyim" deyip de bir telefon bile açmayan herkesten yoruldum. bu cümleler bir sikime yaramıyor. bu cümleler benim çevremde duruyor, tıpkı şu an masamda duran kapalı iki fincan gibi, açılmayı bekliyor, ama açıldığında içi boş çıkıyor. kahve yok, fal yok, hiçbir bok yok. en salakçası da şu, bu cümlelere inanıyorum. her seferinde amına koyayım. bir daha inanmam diyorum, sonra yine inanıyorum; çünkü söz güzel geliyor kulağa, tatlı geliyor, kadın sahiden tatlı bir kişi çünkü, ben kalkayım siz oturun diyor, sonra kalkmıyor lan, ben otururken o çoktan gitmiş oluyor.. artık faaliyete geçmeyen hiçbir söze ihtiyacım yok. hiçbir vaade ihtiyacım yok; çünkü bu gereksiz cümle kalabalığı bana zarar veriyor, çevreme zarar veriyor. bekleten her söz bir yerde bir kapıyı kapatıyor. ben o kapıda beklerken başka kapılar açık kalabilirdi, açamadım; çünkü söze güvendim, salak gibi.. bundan sonra bana ne yapacağını söyleme. yap. yapmayacaksan hiç açma ağzını, kes sesini, en azından sessizliğin dürüst bir tarafı var. söz vazgeçilecekse baştan verilmesin. ben tık diye vazgeçmeyi biliyorum artık, kalbimi kaldırıma koyup ayağımla ezmeyi de biliyorum, ama bunu her seferinde bir başkasının bomboş sözü yüzünden yapmak istemiyorum.. faaliyete geçmeyen söz söz değildir. gürültüdür ve ben gürültüden çok yoruldum. şimdi, tıpkı benim yaptığım gibi, sesi biraz kısar mısınız.