bir umut: beğenirse.. gerisi bekler.
merhaba bugün öğlen saatleri.. hayır önce amelie soundtrack; comptine d'un autre été, l'après-midi, allahın cezası telefon ve lanet fransızca. itiraf ediyorum parçanın ismini google'dan kopyaladım. o sıra ofisteki ezgi kahveyi masama bıraktı. bir süre dokunmadım. kahvenin de insan gibi kendi sıcaklığıyla kalmaya hakkı var bence.. şimdi madem ezgi dedim.. beş yıl önce tanıştığım bir insanla birkaç gün önce yeniden tanıştım. insan aynı nehirde ikinci kez yıkanamazdı ya hani, ama aynı kişiyle iki kere tanışabilir mi bilmiyorum. aslında su değişti yaşlar değişti.. neyse, oluyormuş. beş yıl önce tanıştığım kızı hatırlıyorum. şimdi tanıştığım kadını da. ikisinin arasında geçen beş yılı bilmiyorum. belki en çok onu merak ediyorum. dün bir hüznüne rastladım mesela.. benim şansım böyledir canım. hem insan bazen hiçbir şey anlatmıyor, ama her şeyi anlatıyor. öyle bir akşamdı. "sor" diyordu sanki. ben sormadım; çünkü bazı yaralar, cevabını bildiğin soruları sevmiyor. şarkı değişti, dispute çalıyor şimdi. şansa bak.. ezgi kitabımı sipariş etmişti, bugün kitabım kargoda. hatta dağıtıma çıkmış. bunu yazarken bile saçma bir heyecan var içimde; çünkü kitabı beğenirse..
dur.. (!)
insan böyle cümle kurmamalı.. ama kuruyor işte. kitabı beğenirse beni de biraz beğenir sanıyorum. ne salakça. sonra aklıma behçet necatigil'in o sahnesi ve sözleri geldi: "bir kadının şiiri beğenmesi, şairini de beğeneceği anlamına mı gelir?" gülümsemekle vazgeçmek arasında kaldım. kahveden bir yudum aldım. ikisi de olmadı.
bir de, dün gece tumblr hesabımı kapattım. çok uzun zamandır kapatmam gereken bir pencereyi kapatmışım meğer. garip. bazı vedalar üzmüyor, yalnızca odanın sesini değiştiriyor, oysa beklenen iklimin değişmesi. neyse. şimdi burada oturuyorum, o belki kargonun ne zaman geleceğini düşünüyordur. ben, kitabın kapağını açınca hangi sayfaya denk geleceğini.. hayat bazen çok büyük şeylerle değişmiyor. bir kargo mesajıyla da değişebiliyor ya da kahvaltı yapmak isteyen var mı diye sorunca.. neyse, umarım beğenir. kitabı. gerisi acele etmesin. insan bazen bir cümlenin bir insana ulaşmasını bekliyor. kendinden önce..
neyse.. bakıyorum, mail var. yıl olmuş 2026,5.. telefon çalacak birazdan. kahvem de soğudu, ama içimde küçücük bir yer, bugün dağıtıma çıkan şeyin sadece bir kitap olmadığını biliyor.
hayırlı işler.
hepimize.
ısısısısıs..