bir uyku: özlemin nöbeti gece başlar

iyi geceler, bazı geceler insanın canı uyumak istemiyor; rüya görmek istiyor. ikisi aynı şey değilmiş. benim kıyaslarım bu aralar böyle, ille biri baskın olur. bugün bunu öğrendim, kıyaslamayı yani. odanın ışığını kapattım. bir süre tavana baktım. bildirim geldi ona baktım.. sonra gözlerimi kapattım. uyumak için değil bu arada, seni biraz daha unutmamak için. yazık bana ve dahi ben gibilere.. insan sevdiği birini unutmaya çalışırken bile en çok onu hatırlıyor, o yüzden unutmak için bile hatırlamak gerekiyor.. yastığın soğuk tarafını çevirdim. bir şey değişmedi. ellerimi göğsümün üzerinde birleştirdim. çocukken öyle uyurdum, sanki biri elimi tutuyormuş gibi gelirdi. büyüyünce insanın elleri büyüyor da, onları tutan kimse büyümüyor galiba.. bak, bir ara gerçekten sesini duydum sandım. gözlerimi açmadım; çünkü bazı sesler gerçekte yok oluyor, gözünü açınca falan.. rüyalarda daha uzun kalıyorlar. sözde sekiz saniye. belki biraz daha uyursam yine gelirsin diye düşündüm; çünkü gerçek hayatta gelmediğin her gün rüyaların üzerine biraz daha yük biniyor.. bir insanın bütün özlemi uykusuna emanet edilir mi bilmiyorum. ben ettim. başka çarem mi yok sanki.. sevmek çok saçma, kutuplarda mı yaşıyorum da? yarın seni daha az özlerim sanıyordum. bugün için yani.. olmuyor. özlemek eksilmiyor, yalnızca insanın içinde daha sessiz bir yere taşınıyor.. ben bazen gecenin bir yerinde uyanıyorum. hangi gün bilmiyorum, hangi mevsim bilmiyorum; ama ilk düşündüğüm şey hep aynı oluyor: sen. sonra tekrar uyumaya çalışıyorum; çünkü seni en çok orada bulabiliyorum.. iyi geceler; eğer bu gece birbirimizi göremezsek.. lütfen aynı rüyaya geç kalma.